Kocamaz’dan Çakır’a ‘yalakalık’ suçlaması

11 Ekim 2026 Pazar 20:53

İYİ Parti Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz, Mut Zeytin ve Zeytinyağı Festivali’nde yaptığı konuşma nedeniyle AKP Mersin Milletvekili Hasan Ufuk Çakır’a sert sözlerle yüklendi.

Haber Merkezi

 

İYİ Parti Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz, Mut’ta düzenlenen Zeytin ve Zeytinyağı Festivali’nde yaşanan tartışma üzerinden AKP Mersin Milletvekili Hasan Ufuk Çakır’ı hedef aldı. Çakır’ın festivaldeki açıklamalarını eleştiren Kocamaz, iktidar partisine geçişinin ardından Cumhurbaşkanı’na yaranmaya çalıştığını öne sürdü. Mut Belediye Başkanı Murat Orhan’ın girişimleriyle “Sağlık Zeytinden, Zeytin Mut’tan” mottosuyla gerçekleştirilen festivalde Çakır’ın yaptığı konuşmaya tepki gösteren Kocamaz, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada sert ifadeler kullandı.

 

“FESTİVALİ SABOTE ETMEYE KALKTI”

Hasan Ufuk Çakır’ı eleştiren Kocamaz, “Yeni transfer olduğu iktidar partisi ile Sayın Cumhurbaşkanı’na yağ çekerek yaranmak adına yalakalık yapmaya kalkan zatı muhterem, festivali sabote etmeye kalktı” ifadelerini kullandı.

Çakır’ın zeytinyağı ihracatına ve üreticilere yönelik desteklere ilişkin değerlendirmelerini de eleştiren Kocamaz, ihracatın sınırlandırılmasına yönelik savunmanın üretici ve tüketici açısından doğru bir yaklaşım olmadığını savundu. Kocamaz, Çakır’ın vatandaşın ürettiği ürünlerin ihraç edilmesi halinde ihracatçıların daha fazla kazanacağı, buna karşılık vatandaşın ürünü daha pahalıya tüketeceği gerekçesiyle ihracatın yasaklandığı yönündeki açıklamasına tepki gösterdi. Çiftçilere verilmesi gereken destekler konusunda da Çakır’ın değerlendirmelerini eleştiren Kocamaz, genel bütçeden üreticiye yasa gereği verilmesi gerektiğini belirttiği payların ödenmemesini gündeme taşıdı. Kocamaz, savaşların yaşandığı uluslararası ortamın çiftçiye destek verilmesine kaynak bulunamayacağı gerekçesi olarak gösterilmesini de eleştirdi. Açıklamasında Çakır’ın üslubunu da hedef alan Kocamaz, konuşma sırasında bağırıp çağırıldığını öne sürerek, bunun Çakır’ın kişiliğini ortaya koyduğunu iddia etti. AKP’nin 25 yıldır iktidarda olduğunu hatırlatan Kocamaz, partinin bu tür bir ismi transfer etmek zorunda kalmasını da eleştirdi. Kocamaz, “Elbette bu konunun değerlendirmesini milletimiz sandıkta yapacaktır. Takdir aziz milletimizindir” şeklinde konuştu.

 

“HER KUŞUN ETİ YENMEZ!”

Ayrıca belediyeye bisikletle gelmesine yönelik sözleri de eleştiren Kocamaz, “O şahsı buradan uyarıyorum! Şunu iyi bil, bir söz var. Her kuşun eti yenmez! Bunu defalarca anlattım. Bir kere daha anlatayım. Benim hayatta devlet ihaleleri ile hiç işim olmadı, bundan sonra da olmaz! Allaha çok şükür boğazımdan haram bir tek lokma da geçmedi, bundan sonra da geçmez! çünkü anamız babamız bizi Allah korkusuyla yetiştirdi! Ben ömrüm boyunca çalışarak, mücadele ederek bu günlere geldim. Herkeste bilir ki, benim hayatım koşuşturmayla geçti! İlk olarak 1976 yılında İskenderun Demirçelik’te işe girdim. İki yıl sonrada yani 1978’de bazı öğretmenlerimin ısrarı ile mezun olduğum Tarsus Endüstri Meslek Lisesi Kimya bölümünde öğretmenliğe başladım. 1980’de askere gittim. Askerlik dönüşü 1982-1986 yılları arasında Tarsus Cengiztopel Lisesi’nde çalıştım. İlk arabamı 1983 yılında aldım. 1986-1991 yılları arasında (Mersin ve Tarsus’ta olmak üzere) iki şubesi olan Lisan-Fen Dersanesi’nin 10 ortağından birisiydim. Dersaneciliğin yanında 1987 yılında Zirai İlaç Bayiliğine başladım. Bu işyerime 1989’da 2.sini, 1991’de 3.sünü ekledim. Bu arada 1991’de hissemi alarak dersaneciliği bıraktım.

O dönemde üç arabamız vardı! Şunu da gocunmadan söyleyebilirim ki, çocukluğumda ve gençliğimde bende herkes gibi bisiklete bindim. Fırsat bulsam spor amacıyla yine binmek isterim.

Ben 1992 yılında MHP yönetimine girerek basın sözcülüğü görevini üstlendim. Partinin bir kısım masraflarını bazı arkadaşımızla birlikte o zamanda biz üstlenirdik. Elini vicdanına koyan o dönemdeki parti yöneticileri bunları gayet iyi bilirler. Hatta 1992’de Tarsus’a davet ettiğimiz rahmetli başbuğumuzu, üstü açık daha iyi bir araç bulamadığımız için, Tarsus Stadı’nda halkı ve partililerimizi bizim pikap’ın üzerinden selamlatmıştık. 1994’te de hiç kimse ‘Belediye Başkanlığını kazanamayız, boş yere para harcayamayız’ diyerek kabul etmediği dönemde ben fedakarlık yaparak aday oldum.

Bu benim için büyük bir fedakarlıktı. (Zira o dönemde 6 firma bana bölge distribütörlüğü teklifinde bulunmuştu.) Belediye başkanı seçilince zaman ayıramayacağım için kabul etmedim. Ve o zaman hep birlikte, adeta Kuvva-i Milliye ruhu ile mücadele ederek seçimi kazandık. O zaman kısıtlı imkanlarla gayret gösteren herkese teşekkür ediyor, Allah razı olsun diyorum.

O dönem Tarsus, Erdemli ve Anamur Belediyeleri ile birlikte üç İlçeden birer belde belediye başkanlığını kazanmıştık. İlk dönemki başarılarımız insanlara güven verdi, halkayı daha da genişlettik.

Rahmetli Başbuğ’umuzun 1997’de hakka yürüyüşünden sonra,1999’da yapılan seçimde Mersin’deki 12 milletvekilliğinin 5’ini, 54 belediyenin de 28’ini kazandık! Ben, belediyeye görev üstlendikten sonra kendi işimle yeterince ilgilenemedim. Ve 2004 yılında işi tamamen kardeşime devrettim. O yıldan itibaren de inşaat mühendisi oğlumla birlikte yap-sat şeklinde inşaat yapıyor ya da arsa alarak kazan-kazan usulü inşaatlar yaptırıyoruz! Bu güne kadar onlarca apartman, site ve yüzlerce daire yaptık ya da yaptırdık! Halende bu işimize devam ediyoruz! Ben,1994’ten bu yana yaptığım görevlerin gereği olarak her yıl mal beyanımı devlete teslim ediyorum. O nedenle ben çok rahatım. Yaptığım tüm işler, işyerleri, gayrimenkul ve araç kayıtları devletin ilgili birimlerinde mevcuttur! Dileyen herkes özellikle de gazeteciler ve siyasetçiler bu yazdığım konuları araştırarak bilgi sahibi olabilirler. Şayet benim bu açıklamalarım ve daire satışlarından edindiğim gelirlerle mal beyanımda belirttiklerim dışında haksız olarak edinilmiş herhangi bir şey varlığım varsa devletin savcısına suç duyurusunda bulunabilir!

Bundan asla gocunmam. Rahatsız olmam.! Çünkü 25 yıllık belediye başkanlığım boyunca siyasi muarızlarımız tarafından defalarca iftiraya uğradım. Asılsız şikayetlere maruz kaldım. Defalarca teftiş geçirdim. Mahkemelerde ifade verdim. Hiçbir dönemde iktidar belediye başkanı olmadığım halde, hepsinden alnımın akıyla çıktım. Gün geldi kanunsuz teklifler dahi aldım. Allah’ıma çok şükür ki bu tür teklifleri elimin tersiyle ittim. Tarsus’un alt yapı ihalesinde teklif verenlerin oyununu bozdum.

İhaleyi iptal ederek o günün rakamları ile yapmak istedikleri tam 100 trilyon yolsuzluğu önledim.

Aynı gece evimi kurşunladılar. Ancak benim bu kararlı duruşum Türkiye’ye örnek gösterilerek tam 10 ay Temiz Toplum Derneği’nin sahifesinde yayınlandı.

 

“HERKES HADDİNİ BİLSİN!”

Bir kere daha söylüyorum. Çiğ yemediğim için karnım ağrımıyor. Bu kadar ayrıntılı yazarak açıkladığım bilgilere rağmen hala hakkımda ileri geri konuşan, iftira ve çamur atmağa kalkan art niyetlileri, dava hakkım saklı kalmak üzere buradan son olarak uyarıyorum! Herkes haddini bilsin! Kimse şahsımla ilgili dedikodu yaparak, iftira atarak boşu boşuna zaman geçirmesin! Kul hakkına girmesin! Son söz, ‘Yel kayadan ne alır?’ Alsa alsa tozunu alır, kaya dimdik ayakta kalır! Hiç kimsenin dimdik duran kayanın altında kalmasını da istemem!” dedi.